:::...::::...MALPERA MÜZİKA KURDİ::..::...kÜRTÇE MÜZİK SİTESİ


:::...::::...MALPERA MÜZİKA KURDİ::..::...kÜRTÇE MÜZİK SİTESİ
 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
RADYOGIRIS
DIYAR-FM
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
 Hoşgeldin; Misafir

Toplam 7 Mesajın Var.

Kayıt Tarihin:

Son Ziyaretiniz:


3733 Gündür yayındayız
1030 Konumuz var
1166 Mesaj gönderildi
65 Kullanıcımız Var
Son Üyemiz : serhan
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En iyi yollayıcılar
evinaroje
 
HALIL
 
CANWER
 
*dilana_kurda*
 
kani
 
_JIN_
 
lawike_xerib
 
rojj-hat*
 
kızıl_isyan
 
SonSuzoL
 

Paylaş | 
 

 Saklı Gizli

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
HALIL
SÜPER MEDARATÖR
SÜPER MEDARATÖR
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 311
Yaş : 38
Reputation : 6
PUNLAMA : 32273
Kayıt tarihi : 18/12/09

MesajKonu: Saklı Gizli   C.tesi Ara. 26, 2009 5:24 pm

bu kentten her ayrılışımın öncesinde içimde yaralı bir hüzünle evinin önünden geçerdim...

o saatler senin evde olmanın imkansız saatleriydi, içeride olmadığını bilirdim. uzun uzun bakardım sıkıca örtülü perdelerine. kapalı perdeler bana kapattığın yüreğin gibiydi, öylece hareketsiz ve sımsıkıydılar...

sana duyduğum derin hayranlığın arkasından beni izliyor olmanı düşledim hep. kendime açıklayamadığım bu yabancı duygu seninle beraber yer etmişti hayatımda. soluksuz izlerdim pencereni. ellerin dokunmuştu o perdelere, aralayıp ardımdan bakmıştın. kimbilir, belki de bastığım yerlerden birine daha önce sen de basmıştın, aynı adımlarla geçtik belki buralardan. ben bir düş peşinde, sen ise hep uzanmayı, dokunmayı ve yanında olmayı düşlediğim yürek olarak...

sana sımsıkı sarılmış ve vedalaşmış olurdum, bir kaç günlüğüne bu kentten uzaklaşırken. önce perdelerinden, sonra pencerenden, sonra evinden, sonra da sokağından giderdim... otobüs yolculuğunu ve bu kentten ayrılmanın bana verdiği o sana dair acıyı seviyordum. kendimle kalıyordum ve sadece sen, yalnızca sen oluyordun yanıbaşımda. nereye gidersem gideyim asla gideceğim yere yaklaşamıyordum, ben sadece senin bulunduğun kentten uzaklaşıyordum. yollar bitsin istemiyordum, seninle ama çok seninle olduğum zamanlardı. o yollar beni senden alıp başka iklimlere taşırdı. seni içimde taşırdım o yabancı iklime...

bu şehirden gitmek düşüncesi uzun zaman gündemimde kaldı. bu aşktan kaçmak, yeni bir başlangıç yapmak, sana dair düşlerimi sonsuza ertelemek... bunu gerçekten yapabileceğimi sanmıştım. bu kente küsecek, belki de bir daha buralara dönmeyecektim. ama bu aşkın çok özel bir tarihi vardı ve bunu yapabilecek gücü kendimde bulamıyordum. belki de bu ihanetlerin en büyüğü olacaktı. gördüğüm en güzel rüyanın kabus olarak hatırlanması büyük bir haksızlıktı. bu şehirle aramda sadece sen kaynaklı görünmez, çok güçlü bir bağ vardı. her sinemaya gidişimde, seninle sinemaya gittiğim günü hatırlamalıydım, her sokakta sen olmalıydın, şu veya bu zamanda oralardan geçmiş olmalıydın. bir çay bahçesinde çayına sigara eşlik etmiş olmalıydı, belki ben de olmuş olmalıydım aynı zamanda orada, seninle karşılaşmasam bile...

seni hatırlatmayan, sen kokmayan, bağrında seni saklamayan bir kente tahammül edemeyeceğimi anlamıştım...

senden kaçamıyordum, kısa süreler için bile olsa buradan ayrıldığımda seni korkunç bir şekilde özlüyordum. oranın sokaklarında olmadığını, köşedeki dilencinin gözlerinden geçmediğini, şuradaki simitçinin ayazında üşümediğini bilmek ruhumun en derinlerini incitiyordu...

seninle aynı kenti paylaşmak belki de tek tesellimdi...

zamanla azalacağını, senin yerine koyacağım biriyle hayata yeniden tutunacağımı düşündüğüm olmuştu ilk zamanlar, kanayan o tahammül edilmez yaraya rağmen. olmuyordu. eksilen bir şey yoktu ve inanılmaz bir biçimde seni sensiz yaşamayı öğreniyordum. ama arada bir de olsa seni mutlaka görmem gerekiyordu. cebimde sürekli taşıdığım resmine yaptığım aptallıklardan duyduğum pişmanlığı anlatıyordum. yüzünü özlüyordum, yüzün yoktu, senden bana geriye yaralı bir hüzün kalmıştı, bir de resmin, bir de bana verdiğin poşet çay. aptalcaydı belki, ama, ben o poşet çaya bile her zaman derin anlamlar yükledim...

gittiğim diyarlarda gözlerim hep seni aradı, imkansızdı, biliyorum, ama seni oralarda görsem sanki her şey çok başka olacaktı. sanki her şeye neden olan burasıydı ve buna rağmen ben bu kenti terk edemiyordum. galiba ben, bana acı verenlere garip bir sempati besliyordum içimde. hayatımın en derin acılarını seninle tattığım halde senden vazgeçemiyordum, tıpkı bu şehir gibi...

başka bir kentte yepyeni bir hayatın varlığı sadece senin varlığından geçiyordu. bu yeni kent ancak seninle anlam kazanabilirdi. sokaklarında hep seninle karşılaşmayı istedim. bu imkansızdı, bunu biliyordum ancak yine de seninle karşılaşmayı istiyordum...

ve her dönüş bir şölen olurdu. beni senden götüren yollar yine beni sana getirirdi. seninle aynı havayı solumaktı bu. seni göremesem de, beni istemesen de seninle aynı coğrafyanın sınırları içinde olmak çocuksu bir coşku oluyordu ve asla içime sığmıyordu. görünürde değişen bir şey yoktu, çok istediğim halde seni yine göremeyecektim, hatta hala burada olduğundan bile emin olamayacaktım. ama sana geliyordum, seninle aynı göğün altında durmaya geliyordum...

otobüsten iniş saatinin bir önemi yoktu, yerinin de. mutlaka sana gelirdim, önce sokağına, sonra evine, sonra pencerene, sonra da perdelerine gelirdim, önünden geçerdim. bazen cılız bir ışık sızardı dışarıya, sevinirdim. senin hala buralarda olman demekti bu. yüzümde garip, hüzün kokan bir tebessümle evime giderdim. cezmi ersöz okurdum saatlerce. artık ezberlediğim yazılarını tekrar tekrar okurdum. seni bulur çıkarırdım o yazılardan. kendimi alır senin yanına koyardım. telefonumu elime alır senin numarana bakardım, numaranı çevirmeden konuşurdum seninle...

......

doğduğun günün sonrasıydı, bir gün sonrası. sana geldim. konuştun benimle, güldün bile. bu "hayatın" "yaşamak" olduğu ana karşılık geliyordu. bakışların içimi delip geçti, bir gülüşünle içimde binlerce çocuk sevinç çığlıkları attı. seni ne kadar çok özlediğimi, sensizliğin beni nasıl yaraladığını bir kez daha gördüm...
......

ömrümün kanayışı devam edecekti...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Saklı Gizli
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
:::...::::...MALPERA MÜZİKA KURDİ::..::...kÜRTÇE MÜZİK SİTESİ :: Kültür, Sanat, Edebiyat :: Şiir-
Buraya geçin: