:::...::::...MALPERA MÜZİKA KURDİ::..::...kÜRTÇE MÜZİK SİTESİ


:::...::::...MALPERA MÜZİKA KURDİ::..::...kÜRTÇE MÜZİK SİTESİ
 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
RADYOGIRIS
DIYAR-FM
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
 Hoşgeldin; Misafir

Toplam 7 Mesajın Var.

Kayıt Tarihin:

Son Ziyaretiniz:


3849 Gündür yayındayız
1030 Konumuz var
1166 Mesaj gönderildi
65 Kullanıcımız Var
Son Üyemiz : http://evinaroje.forumku.net/u65
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En iyi yollayıcılar
evinaroje
 
HALIL
 
CANWER
 
*dilana_kurda*
 
kani
 
_JIN_
 
lawike_xerib
 
rojj-hat*
 
kızıl_isyan
 
SonSuzoL
 

Paylaş | 
 

 Nuri Dersimi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
evinaroje

avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 1867
Yaş : 37
Reputation : 1
PUNLAMA : 1539343
Kayıt tarihi : 29/04/08

hediye
KULLANICI HEDIYELERİ: gerilla

MesajKonu: Nuri Dersimi   C.tesi Ocak 02, 2010 12:48 am

Nuri Dersimi


















Dogumtarihi:
Mart, 1892
Dogumyeri:
Dersim - Hozat
Özellikleri:

Biyografisi:

Nuri Dersimi 1892 yılında Mart ayının Perşembe günü Hozat’ın Ağzunik köyünde Karabal aşireti reisi Gangozade Mehmet Ağa’nın odasında dünyaya geldi.
Babası Milan, annesi ise Ağuçan aşiretlerindendi. Küçük yaşta annesi ve babası arasındaki ailevi anlaşmazlıklardan dolayı ayrılmaları yüzünden babasının yanında büyüdü.


Nuri Dersimi’nin babası Mılla İbrahim bey şair, öğretmen, ozan ve iyi bir saz çalıcısıydı. Nuri Dersimi’nin dedesi Mehmet Ali Efendi gibi ,babasıda Şex Hasanan Aşireti lideri ve Seyid Rıza’nın babası Seyid İbrahim’e uzun yıllar özel sekreterlik ve katiplik yaptılar. Mılla İbrahim’in okulundan mezun olan bir çok öğrenci daha sonradan İstanbul’da öğrenim görmüş ve sıkı birer Kürt yurtseveri olmuşlardı. Bunların büyük bir kısmı aktif olarak katıldıkları 38 isyanında öldürüldüler.


Nuri Dersim’inin babası Ferhadan aşireti reisi Kahraman Ağazade Süleyman Ağa’ya katiplik yaptığı dönemlerde Dersimi’yi Colikoğulları’ndan amcası Mılla Hasan’ın yanına bırakmıştı. 5-6 yaşlarındayken bulunduğu Hozat merkezine bağlı Sorpiyan köyünde Süleyman Ağa’nın konağında amcası Mılla Hasan tarafından eğitim aldı. Bu köyde ikamet ettiği içinde Hozat’ın Sorpiyan köy siciline Colikoğulları’ndan İbrahim oğlu Mehmed ismi ile kayd edildi.

Babası İbrahim , amcası Hasan ve büyük dedesi Mehmet Ali Efendi’de aynı köy ismiyle kayıtlı bulunmaktaydılar. Nuri Dersimi’nin anılarından derlenen Hatıratım kitabında bu konakta yaşadığı dönemlerde konağın hanımı Selvi Hatun tarafından kulaklarının delinip altın takıldığını anlatır.

Babası annesinden ayrıldıktan sonra ileriki yıllarda Elazığ’ın Ebu Tahir mahallesinde kalan Milan aşiretinden dayısı İsmail Ağa’nın torunu Güllü Hanım’la evlendi.
Babası hocalık yaptığı Hozat’a bağlı Dere nahiyesinin Ağzunik köyünden, Hozat merkezinde Kilise mahallesinde yaptırtığı eve oğlu Nuri Dersimi’yide alıp taşındılar.
Bu yıllarda üvey annesinden Rıza isminde bir kardeşi dünyaya geldi.

İleriki yıllarda babası tarafından eğitimine devam etmesi için Elazığ’daki askeri okula gönderdi. Burada polis olan amcası Hüseyin’in yanında kaldı. Okuldaki disipline alışmakta zorluk çeken Dersimi babası tarafından başka bir okula yazdırılır.
Babası oğlunun sürekli memleket ve aile hasreti çekmesinden dolayı ailece Elazığa taşınma kararı alır.

Okuldaki yıllarında Nuri Dersimi siyasi çalışmalarına başlar ve öbür Kürt öğrencilerle beraber Kürt öğrenciler Derneğini kurar.

1911 yılında İstanbul’da doktorluk öğrenimine başladı. Burada da İstanbul’da yaşayan bir çok Dersimli Kürdü bir araya getirmek için cemler düzenletir. Kürt öğrencilerin örgütlü olduğu örgütler içinde çalışan Dersimi 1912 yılında İstanbul’a ziyarete gelen Dede Molla Hıdır ile beraber Kürdistan Dostları Derneğini kurar ve genel sekreterliğinide kendisi üstlenir. Derneğin kurulmasından kısa bir süre sonra Molla Hıdır Dersim’e geri gönderilir ve dernek kapatılır. Derneğin kapatılmasından sonra Nuri Dersimi’de İstanbul’u terk etmek zorunda kalır ve Dersim’e halkı örgütlemek için geri döner.
Dersimi Sivas’ın Kangal ilçesine bağlı Çamsıgı köyünden Selvi hanım ile evlenir.
Günlerce yapılan cem ve eğlencelerden sonra komşu köyleride ziyaret eden Dersimi Kürtlük ideallerini dağıtmaya devam eder. Bu ziyaretlerinden dolayı devletin dikkatini çeker ve Giresun’a sürgüne yollanır.Fakat kısa bir zaman sonra 1 Eylül 1917 tarihinde mesleğini yerine getirmesi için İstanbul’a gönderilir.

İstanbul’da Kürdistan Teali Cemiyeti içinde çalışmalarına devam eder. Dersim’e kaçak yollardan silah götürmeyi organize eden Dersimi kendi tayininide Sivas’a çıkarmayı başarır. İmranlı’da arkadaşlarıyla Kürdistan Teali Cemiyeti’nin temsilciliğini açarlar.

Mustafa Kemal Atatürk Nuri Dersimi’nin bu yöredeki etkisini gördüğü için kendi tarafına çekmeye çalışır ve bunun içinde 1919 yılında yapılan Sivas kongresine davet eder. Bu daveti ret eden Dersimi Sivas valisi tarafından tutuklatılır. Dersim mebusu Hasan Hayri’nin girişimleri sayesinde serbest bırakılır.

Hapisten çıkmasından sonra çalışmalarına hız verir ve merkezini ilk etapta Koçkiri-Dersim’in oluşturacağı, daha sonraki dönemlerde ise Elazığ,Diyarbakır, Van ,Bitlis ve çevresini kapsayacak Kürdistan ülkesinin kurulması çalışmalarına başlar. Bunun için bölgenin aşiret reisleri ve ileri gelenleriyle ilişkiye geçen Nuri Dersimi kendisi gibi Kürdistan Teali Cemiyeti üyesi olan ozan ve şair Alişer öncülüğünde örgütlenirler.


Nuri Dersimi proğramlarını şöyle açıklamıştı:

Programımız şu idi: İlk önce Dersim'de Kürdistan istiklali ilan edilecek, Hozat'ta Kürdistan bayrağı çekilecek, Kürt milli kuvveti Erzincan, Elaziz ve Malatya istikametlerinden Sivas'a doğru hareket ederek Ankara hükümetinden resmen Kürdistan istiklalinin tanınmasını isteyecekti. Türkler bu isteği kabul edeceklerdi, çünkü isteğimiz silah kuvvetiyle desteklenmiş olacaktı.

İlk adımı başarıyla aldıktan sonra, bütün Kürdistan'ın bizimle işbirliği yapacağına şüphe yoktu, çünkü milli kurtuluş ve ecnebi boyunduruğunu kırıp atmak milli vakarı olan her Kürdün emeli idi.

1919 senesinden 1922 senesine kadar kemalist yönetime karşı yürütülen bağımsız Kürdistan mücadelesi eksik yardım ve destekten dolayı ve Kürtler arasındaki birliktesizlikten dolayı yenilgiye uğradı. Dersimi oğlu Ali’yide bu isyanda kaybetti.

İsyan’ın yenilgiye uğramasından sonra Seyid Rıza’nın yanına sığınan Dersimi burada Seyid Rıza’nın sekreterliğini yapmaya devam eder. Dersim’de kaldığı süreç içinde aşiretler arasındaki kavgaları çözmeye çalışır. Belirli bir süre öğretmenlik yapar ve öğrencilerine latin harfleriyle Kürtçe öğretir.

Devlet tarafından Elazığ’a bağlı Holvenk köyünde zorunlu ikamete tabi tutulan
Dersimi’nin evi sürekli olarak askerler tarafından baskınlara uğrar. Sürekli baskınlardan dolayı hanımı Selvi hastalanır. Yakın arkadaş çevresi bile ziyaretlerini seyrekleştirir.

Dersim isyanında da aktif rol alan Dersimi 1937 eylül ayı başlarında Türkiye’yi terk etme zorunluluğunu hisseder. Bir çok zorluklarla Suriye’ye geçen Dersimi daha sonraları kızı Fato ve üvey kardeşleri Hıdır, Pertek ve İsmail’inde yakalanıp kurşuna dizilerek öldürüldükleri haberini alır. Yurtdışına çıktıktan sonrada Avrupa’daki kurumlara mektuplar yollar.

Nuri Dersimi Suriye’de ikinci kez evlenir.
Yurtdışında da Türk Devletinin baskılarından kurtulamayan Dersimi, Ürdün’de sözleşmeli veterinerlik görevini Türk devletinin Ürdün kralına yaptığı baskılar yüzünden bırakmak zorunda kalır. Dersimi’ye geri dönerse Türkiye içinde sürgüne gönderileceği ve başka bir şey yapılmayacağı vaadlerinde bulunulur, fakat kendisi bunlara kanmaz ve hayatının sonuna kadar ikinci eşiyle Suriye’de kendi halinde sade bir yaşantı sürdürür.

Nuri Dersimi Kürt mücadelesinde büyük fedakarlıklar yapmış tarihi önder kişiliklerden birisi olarak Kürt tarihine geçmiştir. Kürdistan hayalinden hiçbir zaman vazgeçmeyen Dersimi bu umudunu ve beklentilerinide Kürt gençliğine yapmış olduğu bu hitabede açıkça ortaya vurmuştur.
Eserleri:
Genclige Hitabe:



Ey asırların zulmünü istikar eden civanmert milletin oğlu, beni dinle!
İnsanlık tarihinin şafağı ağarırken, onun ilk alevleri Hint denizinden Kafkaslara, Küçük Asya'nın doğu yamaçlarından Orta Asya’ya kadar uzanan yüksek dağlarda ve güneşli yaylalarda seni doğuran büyük ırkın mağrur alnına isabet etmiştir.
Senin tarihin, ardı arkası kesilmeyen kahramanlık öykülerinin tarihidir. Çünkü sen, kırk asırdan beri namuslu ve özgür bir varlık için savaşan ve bugün dahi o savaştan yılmamış olan bir milletin çocuğusun.
Kürt’ün fırtına ve kasırgalarla dolu dünkü ve bugünkü hayatının, maruz kaldığı felaketlerin ve çektiği ızdırapların sebep ve kaynaklarını aramak, tarihin cilvelerini uyanış gözleriyle tetkik etmek hepimizin borcudur.
Varlığını korumak, benliğini muhafaza etmek için, hiçbir millet bizim kadar uzun ve sürekli savaşlar yapmamıştır.
Uzun tarihimiz boyunca, hiçbir kuvvet bize mağlubiyet itirafı yaptıramamıştır. Kürt alnı, Kürt yurdunun görkemli zirveleri gibi, daima yüksek kalmiş ve hiçbir fatihin önünde eğilmemiştir. Kürt yaşamının gerçekliği , bugünün de şaşmaz hakikatidir. Çünkü Kürt ölüm kalım savaşını terketmemiş, mağlubiyet itirafında bulunmamış, dünya milletleri saflarindan silinmemeye karar vermiş, yaşamak isteyen ve yaşamak için ölmesini bilen bir millettir.
Ey Kürt oğlu, ey Kürt kızı, dünya bu kararından haberdar olmalıdır! Yaşamak isteyen her varlık döğüşmelidir!
Dünya üzerinde bir yeri olmak isteyen her millet çarpişmalıdır!
Tabiatin değişmez kaidesi budur. Kimyevi, nebati ve hayvani alemin amansız varlık kanunu budur; döğüşmek, savaşmak!...
Bu kaide, insan cinsi için daha amansızdır. Irk ırkın, millet milletin, insan insanın yırtıcı canavarıdır.
İnsanlık medeniyeti henüz bu kaideyi tebdile, muvaffak olamadı, savaş kanunu ta'dil edemedi. Bugün de, yaşamak için döğüşmek gerek, kaçınmak ölmektir.
Biz, ölmek istemeyen bir milletiz. Kürt, yaşamaya karar vermiştir ve yaşayacaktır.
Uzun tarihimiz boyunca bir çok ırklar, milletler ve devletler Kürdü öldürmeye çalışmışlar, onu hayat hakkından mahrum etmeğe azmetmişler, fakat muvaffak olamamışlardır. Doğudan, batıdan, güneyden ve kuzeyden gelen cihangir akınları, Kürt dağlarının eteklerinde kırılmış, Kürt azmi karşısında parçalanmıştır. Dünya tarihinin seyrini değiştiren Kahhar kuvvetler, bir çok milletlerin varlığına hateme çekmiş, bize muasır bir çok milletler tarihe geçmiş, fakat mücadeleden yılmamış olan Kürt, tarihe karşı kanlar akan alnını yükselterek:" ben ölmedim, ben yasayacağım!" demiştir.
Hiç bir milletin tarihi bizimki kadar kanlı olmamıştır. Hiçbir milletin yurdu bizimki kadar istila dalgalarına uğramamıştır. Hiçbir millet bizim kadar mutemadi döğüşmemiştir. En gayri musait şartlar altında bile, Kürt eli silah tutarken teslim olmamıştır. Kahhar kuvvetlerin, sayı çokluğunun savaş için meydan okumalarına, Kürt daima "EVET!" cevabını vermiştir.
İşte, varlığımız bütün hikmeti, devamımızın bütün sırrı bu kelimede bulunmaktadır.
Ey ırkımın ümidi istikbali olan Kürt gençliği! Bu naciz eseri sana ithaf ediyorum.
Yurdundan uzak, yad ellerde kalbi milli ızdıraplarla sızlayan, Kürt’ün istiklal ve hürriyet güneşinin doğumuna tesne ruhu alevlenen derbeder bir Kürt’ün, intikam gününün mahşerini senin bükülmez pazularından ümit eden Dersimli bir Kürt çocuğunun sana yalnız sana mütevecih feryadına kulak ver!
Ben sana, senin namus ve şerefini lekelememek için vatanın yalçın kayaları,müthiş uçurumları üzerinden kendilerini kurtarıcı ölümün kucağına atan binlerce gelin ve kızlarımızın feryadını inliyorum....!
Ben sana, senin hala bugün bile, namert düşmenin kapısında esaret altında yaşayan, her gün, her an damla damla ölen, milliyeti, dili ve mukaddesatı tahkir edilen köle Kürtlerin derin feryadını ağlıyorum...
Kürdistan'ın zümrüt dağlarından, güneşli yaylalarından sürülerek, Anadolu'nun çorak ovalarında açlıktan ölen, kahpe düşmanın süngüsüyle, kurşunuyla imha edilen ve günahları yalnız ve yalnız Kürt doğmus olmak olan kardeşlerimizin gözlerini ölüm kapatırken, onların ümitlerinin ufuklarında sen bir güneş gibi belirdin...
Onların sana, bir tek kelimede tekasüf eden, amansız amir ve kahhar bir vasiyeti var:
İntikam!
İntikam!
Kürt namusuna sürülen lekeyi temizlemek için.
İntikam!
süngülenen yüzbinlerce Kürt yavrularının feryadını dindirmek için.
İntikam!
Girdaplara atılan, ateşlerde yakılan gelin ve kızlarımızın Kürdistan afakında oğuldayan eninlerini teskin için.
İntikam!
Darağaçlarının altında ölümü kahramanca selamlayan, "yaşasın hür ve müstakil Kürdistan!" diye haykırarak sehadet tacını giyen binlerce vatan kurbanlarının gayelerini tehakkuk ettirmek için.
İntikam!
Kürdistan denilen harabezar anayurdun istilası için.
İntikam!
Kürt diyarında uluyan sırtlan ve çakallar ırkının mülevves vücutlarından Kürt vatanını tathir için.
İntikam!
"Medeniyet" denilen kahpenin peşine sığınarak bize uluyan köpekleri susturmak için.
İntikam! İntikam! İntikam!
Şehitlerimizin kanlı cesetleri üzerinde kanla, gözyaşlarıyla yazılı vasiyetname işte bu bir tek kelimedir!.. Namusu olan her fert, sinesinde Kürt kalbi çırpınan her insan, damarlarında Kürt kanı akan her genç bu vasiyetnameyi unutmamalıdır.
Onu infaz edinceye kadar uyumamalı, rahat etmemeli ve çalışmalıdır!
Dünün tarihini kanlarıyla yazan Kürt neslinin, kanlarıyla çizdikleri yoldan yürümek borcumuzdur!
Biz, kanlarımızla Kürt istiklalinin kızıl şafaklarını açacağız. Ruhlarımızdaki volkanlarla, Kürt kurtuluşunun alevli güneşini yaratacağız!
Dünya tarihi bize bakıyor. Şehitlerimizin gözleri bize mütevehcihtir!
Hürriyet ilahına sunduğumuz binlerce kurbanlar, kendileri için bizden bir türbe istiyorlar, hatıraları için bir abide bekliyorlar!
Bu abide, hür ve müstakil Kürdistan!
Bu abide, milletler camiası arasında şeref mevkini ihraz edecek olan müstakbel Kürt devletidir!
Şehitlerimizin ruhunu şad edelim!
Yaşasın kahramanlar yaratan Kürt milleti, yaşasın hür ve müstakil Kürdistan!

Vet. Dr. M. Nuri DERSİMİ



Kaynaklar:

• Dersimi, Mehmet Nuri, Kürdistan Tarihinde Dersim
• Hans-LukasKieser, Mehmet Nuri Dersimi , ein asylsuchender Kurde
• Dersimi, Mehmet Nuri, Hatıratım

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://www.evinaroje.com
 
Nuri Dersimi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
:::...::::...MALPERA MÜZİKA KURDİ::..::...kÜRTÇE MÜZİK SİTESİ :: Biyografiler :: Biyografiler-
Buraya geçin: